Belli bir kamu hizmetinden yaralanma karşılığında hizmetten yararlanan kişinin zora dayalı olarak ödediği mali yükümlülüktür.

Harç ile vergiyi ayırt edici nokta: harç belirli bir kamu hizmetinden yararlanmanın karşılığıdır. Yasakoyucu bazı kamu hizmetlerinden faydalanmanın bölünebilir, fiyatlanabilir olduğunu düşünüyor.  Bazı kamu hizmetlerinden yararlanma derecesinin fertler arasında bölüştürülebilir olduğunu düşünüyor. Bununla bağlantılı olarak o yaralanma derecesinin belli bir miktarını sizden talep ediyor. Siz de o kamu hizmetinden özel bir yarar sağlamış oluyorsunuz. Bölünebilir kamu hizmetleri harçların temel mantığı yani.

Dosya kapatma harcı, karar harcı (karar çıktığında ödenen) , başvuru harcı (davayı açarken ödenen ödenti), eğitim harcı (devlet üniversitelerinde ikinci öğretimler), pasaportta ödenen harç, tapu harcı (vergi kaçırmaya çalışılan harçların en başında gelir) harçlara verilebilecek örneklerdir.

Bazı harç tanımlarında “kişiye özel yarar sağlama” unsurundan bahsediliyor. Normalde harç alınabilmesi için kişinin ilgili kamu hizmetinden yaralanıyor olması gerekir. Ama bazı kararlarda ve öğretideki bazı görüşlerde olayı genişletip kişiye özel yarar sağlama gibi bir unsurdan bahsediliyor. Bu çerçevede düşünüldüğünde tüm yargı harçları bu kapsama girer mi? İdari yargı harçları mesela iptal davasında ödenen başvuru ve karar harcı bu kapsamda düşünülebilir mi? Özel yarar mı sağlamaktadır?

İptal davaları niteliği gereği objektif hukuka uygunluğu içerir, bunun denetimini yaparlar. Zaten orada dava ehliyetine sahip olan kişi sadece hukuka aykırı işlem hukuk dünyasından silinsin diye harekete geçirir. Bu nedenle iptal davaları bakımından böyle bir kriterden bahsedemezsiniz. Ben dava açtığımda tabi ki ben de faydalanıyorum ama aslında toplumun bütünü faydalanmış oluyor. Hocaya göre böyle bir unsur yokmuş. Harçta kişiye özel yarar önemli değil. Harçta önemli olan “kişinin belli bir kamu hizmetinden yararlanması”. Dolayısıyla iptal davasındaki başvuru ve karar harcı bizim yaptığımız tanıma bakarsak harç sayılır.

Acaba bu harçların miktarı ne kadar olmalı? Devlet 100 TL harcama yapıyorsa benden 150 TL alabilir mi ya da 50-60 TL mi almalı yoksa 100 TL’nin tamamını mı almalı? Zaten zora dayalı olarak alınıyor. Başka seçenek de yok, o hizmet sadece devletten alınabiliyor. Adalet, tapu hizmeti bir tek devletten alınabiliyor. Bana ne diyorsa ödemek zorundayım. Bir de üstüne üstün bırakın maliyetini aşmasını maliyetine kadar bile almaması lazım. Ya da en azından üst limitin maliyet olması lazım. Makul olan nedir bilemeyiz ama limit olarak maliyetin altında bir yerlerde olması gerekir. Bir taraftan vergi de veriyorsun çünkü. Maliyetin üzerinde alınan harç benzeri mali yükümlülüklerden bahsetmek mümkünmüş ama bu tartışma ileriye bırakıldı.

Harç mali güce göre alınmaz çünkü anayasanın 73. Maddesi mali güç ilkesini vergilerle bağlantılı olarak söylüyor. Dolayısıyla harçlar mali güce göre alınmaz. Ama mali gücü dikkate alan bir harç da anayasaya aykırı olmaz. Sadece, bir harç mali gücü dikkate almadı diye anayasaya aykırılık iddiasında bulunamayız. Bir harç mali gücü dikkate alırsa da anayasaya aykırı bir durum söz konusu olmaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.