Sigorta değeri: 100

Sigorta bedeli: 75

Sigorta bedeli 99 olsa bile durum değişmez, teknik olarak eksik sigorta dediğimiz ihtimal ortaya çıkar. Sigorta bedelinin, sigorta değerinden az olması yani eksik sigorta, en başta söz konusu olabileceği gibi daha sonradan da ortaya çıkabilir. Ama ikisinde de eksik sigortaya bağlanan hukuki sonuç değişmez.

İsterseniz ortaya çıkış biçimleri üzerinde duralım. Başlangıçta eksik sigortanın ortaya çıkma sebebi bana göre iki tane olabilir:

  1. Sigorta ettirenin primden tasarruf etme, az prim ödeme arzusudur. Benim 100 birimlik menfaatim var. Sigortacıya gittim. “Bunu sigorta ettirmek istiyorum.” Dedim. Korktum, birkaç risk var. Sigortacı “Olur.” Dedi. Sonra menfaat hesaplaması yaptı ve menfaatimin değerinin 10 birim olduğunu, bunu sigortalatmak için 5 birim prim ödemem gerektiğini söyledi. “Çokmuş, daha az olmaz mı?” dedim. Bana şöyle söyleyebilir: “ Arzu ederseniz eksik sigorta yapabiliriz. 75 birim bedelle 100 birim değere sahip menfaatinizi sigortalayabiliriz. Bu durumda ödemeniz gereken prim 3 birimdir.” Burada eksik sigorta yapılmasının sebebi az prim ödemek.
  2. Sigortanın bireysel faydalarından ilki olarak kişilerde güven duygusu yaratır dedik. Sakıncalarından birisine ise dikkatsiz ve tedbirsiz davranışların sayısını arttırması dedik. Dikkatsiz ve tedbirsiz davranılmasının nedenini ise sigorta yapılmasının sağladığı güven duygusuydu demiştik. Örneğin arabamızı zincirle elektrik direğine bağlıyorduk veya kapısını kilitlediğimizden şüphe edip 10 kat merdiveni inip çıkıyorduk. Ama sigortamız varsa bu kadar müdebbir davranmayabiliriz. İşte sigorta ettirenlerin, sigortalıların sigorta himayesine kavuşmadan önce nasıl müdebbir davranıyorlarsa, beş aşağı beş yukarı, o kadar olmasa bile birtakım tedbirleri almaları arzu ediliyorsa sigorta zararının bir kısmı sigortalı üzerinde bırakılır. Yüz bin liralık otomobilimizi, yetmiş beş bin liralık bedelle sigorta ettirdik. Ya da sigortacı bunu arzu etti, ben en fazla yetmiş beş bin liralık bedelle sigortalarım dedi. Amaç yirmi beş bin liralık sigorta zararını sigortalı üzerinde bırakmak. Sigortalı arabası çalındığında veya yandığında şunu bilir ki sigortacı yüz bin lira ödemeyecek, yetmiş beş bin lira ödeyecek. Yani her hâlükârda zararın yirmi beş bin liralık kısmı sigortalı üzerinde kalacak. Bunu dikkate alarak, büyük bir ihtimalle, sigortalı eskiden nasıl müdebbir davranıyorsa yine aynı şekilde davranır.

Sigorta zararının bir kısmının, sigortalı üzerinde bırakılmasını sağlayan uygulamaya örtüsüzlük diyoruz. Sigortacılıkla ilgili çevrelerde buna muafiyet de denilmekte. Sigorta poliçelerinin çoğunda örtüsüzlük şartlarına rastlarız. Bizim hukukumuzda pek rastlamadım ama sigorta teorisinde örtüsüzlük uygulaması kendi içinde ikiye ayrılır:

  • Zorunlu Örtüsüzlük: Biraz önce söylediğim amacın gerçekleşmesini sağlamak için olması gereken örtüsüzlük zorunlu örtüsüzlüktür. Zorunlu örtüsüzlükte, isteğe bağlı örtüsüzlükten farklı olarak: Sigorta himayesi dışında bırakılan kısım başka sigortacı nezdinde de sigorta ettirilemez. Ben 100 liralık malımı A sigortacısı nezdinde 75 lira bedelle sigorta ettirdim. Teminat dışında bırakılan 25 liralık kısmı bir başka sigortacı nezdinde sigorta ettirirsem iki tane sigorta sözleşmesiyle tam bedelli sigorta himayesine kavuşmuş olurum. Zorunlu örtüsüzlükte olması gereken budur. Ancak bizde bu yapılmıyor.
  • İsteğe Bağlı Örtüsüzlük: İsteğe bağlı örtüsüzlüğün nedeni çoğu zaman birtakım hesaplama güçlüklerinden kurtulmaktır. Teminat dışında bırakılan kısım çoğu zaman küsurat olarak kabul edilen kısımdır. Menfaatin değeri 100,356 birim olsun. Küsurat atılır ve 100 birimlik kısım için hesaplama yapılır. Küsuratın bir başka sigortacı nezdinde sigortalanıp sigortalanmamasının bir önemi yoktur. Teknik olarak küsurat bir başka sigortacı tarafından sigortalanabilir ancak bu yapılmaz. Çünkü küsuratın sigortalanması belki astarından daha pahalıya mal olur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir