YTCK’nda genel bir suç tanımı verilmemektedir. Ancak genel olarak bir eylemin suç oluşturması için TİPE UYGUN, HUKUKA AYKIRI ve KUSURLU İNSAN DAVRANIŞININ bulunması şartı aranır. Demek ki, bir fiilin suç sayılması için iradi bir insan davranışının bulunması, bu davranışın tipe uygun, hukuka aykırı ve kusurlu olması gerekir. Ancak bazı durumlarda, bu unsurların varlığına rağmen, fail hakkında kamu davası açılabilmesi ve failin cezalandırılabilmesi için başka bazı şartların da bulunması gerekir. Bunlar objektif cezalandırılabilme şartları, ceza muhakemesi şartları ve şahsi cezasızlık sebepleridir.

Objektif cezalandırılabilme şartları:

Suçun tüm unsurlarıyla gerçekleşmesine rağmen, failin cezalandırılabilmesi için kanunun ayrıca aradığı ve gerçekleşmedikçe faile karşı yaptırım uygulanmayan objektif koşullara objektif cezalandırılabilme şartları denilir. Bunların belirgin özelliği, kusur şartının aranmamasıdır. Örneğin, sarhoşluk fiilinin cezalandırılabilmesi için sarhoşun halkın huzur ve sükununu ihlâl etmesi ve bu sarhoşluğun genel veya kamuya açık bir yerde olması gerekir. Dilencilik ve sarhoşluk gibi suçlarda failin fiili işlerken yakalanması ya da yabancı ülkede suç işleyip ülkemizde cezalandırılabilecek kişiler bakımından bu kişilerin Türkiye’de bulunması birer cezalandırılabilme şartıdır.

Ceza muhakemesi şartları:

Ceza muhakemesi şartları dava şartları ve yargılama şartları olarak ikiye ayrılır.

Dava şartları:
1) Şikayet
2) Dava süresi
3) İzin
4) Talep
5) Açık dava bulunması
6) Yargı kararı bulunmaması
7) Uzlaşmanın gerçekleşmemesi
8) Ön ödemenin yapılmaması
9) Yeni delil bulunması

Yargılama şartları:
1) Sanığın hazır bulunması
2) Sanığın akıl hastası olmaması
3) Bekletici meselenin çözülmesi
4) Yasama dokunulmazlığı bulunmaması
5) Uzlaşmanın gerçekleşmemesi

Dava şartları:

1) Şikayet:

Soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı bir fiilden zarar gören kişinin 6 aylık şikayet süresi içinde yetkili makamlardan fiil hakkında kovuşturma yapılmasını yazılı olarak istemesine şikayet denir.

Ortada takibi şikayete bağlı bir suç bulunması; şikayet eden kişinin fiilden zarar görmüş olması; şikayetin 6 aylık süre içinde yapılması (bu süre bir hak düşümü süresidir); yazılı olarak veya tutanağa geçirilerek yapılması; belirli yetkili makamlara (Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemeler, kolluk, valilik, kaymakamlık ve yurtdışında ülkemizin elçilik ve konsoloslukları) yapılması gerekir. Şikayet edilen şey fail değil, fiildir. Bu nedenle failin adını anmadan da şikayette bulunmak mümkündür. Şikayet hakkından feragat ve şikayetten vazgeçme mümkündür.

2) İzin:

Bazı durumlarda savcılığın dava açabilmesi için yetkili resmi makamların fail hakkında dava açılmasını uygun görmeleri gerekir. Anayasa m. 129 “Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirtilen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari mercinin iznine bağlıdır.”

3) Talep:

Bazı suçlar için yetkili makamın (Adalet Bakanı) yetkili savcıdan dava açmasını istemesine talep denilir.

4) Karar:

Örneğin, milletvekilleri hakkında yargılama yapılabilmesi için milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

5) Uzlaşma:

Uzlaşma, suçtan doğan mağduriyetin giderilmesi yöntemidir. Bunun iki yolu vardır: fail-mağdur-uzlaşması denilen muhakeme dışı usul ve klasik ceza muhakemesidir. Birinci usul iki aşamadan oluşur: ihtilafı ortadan kaldırmak ve mağduriyeti gidermek.

YTCK m. 73: “Suçtan zarar gören gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı bulunan suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur ile fail özgür iradeleriyle uzlaştıklarında ve bu husus Cumhuriyet Savcısı veya hakim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya davanın düşürülmesine karar verilir.”

Uzlaşmanın koşulları:
1) Uzlaşma sadece soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlar için yapılabilir.
2) Uzlaşma için failin suçu kabul etmesi gerekir.
3) Uzlaşma için, failin doğan zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi gerekir.
4) Uzlaşma hem soruşturma hem de kovuşturma devresinde mümkündür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir