1.Komşular Yararına Getirilen Kısıtlamalar:

Taşınmaz mülkiyeti kısıtlamaları ile devam ediyoruz. Yararlanma yetkisi kısıtlamaları demiştik. Komşular yararına getirilen kısıtlamalar ve başkasının arazisine girme hakkı veren kısıtlamalar olmak üzere ikiye ayırmıştık. Taşkın kullanma yasağından bahsetmiştik. Buna aykırılık halinde taşınmaz malikinin sorumluluğunun gündeme geleceğini ifade ettik. Üzerinde daha sonra duracağız, ancak özellikle zarar tehlikesini gidermek, eski hale getirme ve zararın tazmininin gündeme geleceğini söyleyebiliriz. Bu yükümlülükler taşkın kullanım yasağına aykırı hareket edildiğinde meydana gelmektedir. Buna örnek olarak kötü koku, duman, kir vb. yaymaktan bahsedebiliriz. Kat Mülkiyeti Kanunu’nda da çok uygulaması olan durumlardan biridir. Medeni Kanun’un 730. maddesi bunu düzenler. Bu maddede taşınmaz malikinin sorumluluğu düzenlenmiştir ve bu kapsamda zarar tehlikesini gidermek, eski hale getirme veya zararın tazmini gündeme gelebilir. Hakim hangisinin yerinde olduğunu kararında belirtir ve gereken tedbirleri alır. Yani hakim takdir edecektir.

Taşınmazın kullanım tarzının yasaklanması, taşınmazın tamamen yıkılması şeklinde kararlar olabilir. Genelde taşınmazın yıkımı hakimin vereceği en son karardır. Bazen de zarar verici etkiler kaçınılmaz şekilde ortaya çıkar. Yani taşınmaz malikinden o etkileri ortadan kaldırması beklenemez. Genellikle teknik, ekonomik vb. sebeplerden dolayı beklenemeyebilir. Bu halde, daha önceden bildiğimiz bir durum ortaya çıkar. Bu durum fedakarlığın denkleştirilmesidir. Demek ki bazen katlananılması gereken bir taşkınlık durumu ortaya çıkabilir. Fedakarlığın denkleştirilmesi gereği tazmin yükümü doğar. Taşınmaz malikinin sorumluluğu üzerinde dururken bunu tekrar gündeme getireceğiz. Kaçınılmaz taşkınlıklarda fedakarlığın denkleştirilme ilkesine göre tazminat hükmü söz konusu olabilir.

2. Kazı ve Yapı Sırasında Zarar Verme Yasağı:

2. maddede birincisini saymıştık. İkincisi ise kazı ve yapı sırasında zarar verme yasağıdır. Bunu da 738. madde düzenler. Mesela bir inşaat yapıldığında, başka bir evin temelinin zarar görmesini buna örnek gösterebiliriz.

MADDE 738.- Malik, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara, onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da üzerlerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak zorundadır.

Komşuluk hukuku kurallarına aykırı yapılar hakkında taşkın yapılara ilişkin hükümler uygulanır.

Örnekle devam edecek olursak, kazı dolayısıyla biriken taşların, toprakların komşu taşınmaza kayması, kazıdan dolayı ortaya çıkan suların komşuya sızması ve ekinlerini çürütmesi, kazı nedeniyle komşu arazideki kuyu suyunun azalması gibi durumlar kazı ve yapı sırasında zarar verme yasağına aykırı hallerdir. Aslında bu gibi zararlı etkiler 737’nin kapsamına giren taşkınlık teşkil etmektedir. Bununla birlikte 738. madde, kazı ve yapı sırasındaki taşkınlıkları ayrıca düzenleme gereği duymuştur. Aykırı davrananlar 730’da bahsettiğimiz taşınmaz malikinin sorumluluğuna göre sorumlu tutulurlar. Kazıda gerekli önlemleri alma, kazının durdurulması, zararın tazmini gibi sonuçlar 730. madde kapsamında zarar veren kişiden talep edilebilir.

3. Yasal İrtifak Hakkı Kurma Yükümü:

MADDE 744.- Her taşınmaz maliki, uğrayacağı zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla, su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmesi olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür.

Mecra geçirilmesinin kamulaştırma kurallarına bağlı olması hâlinde, bu Kanunun mecralara ilişkin komşuluk hükümleri uygulanmaz.

Mecrayı geçirme hakkı, hak sahibinin istemi üzerine ve giderleri ödemesi koşuluyla tapu kütüğüne tescil edilir.

             Bu gerçekten bir mülkiyet kısıtlamasıdır. Çünkü kanunun aradığı şartlar gerçekleştiğinde taşınmaz maliki uygun bir bedel karşılığında irtifak hakkı kurmakla yükümlüdür. Normalde bir kişiye irtifak hakkı, kaynak hakkı gibi haklar tanınabilir ve bunlar tamamen kişinin iradesindedir. Parasını alır ve 3. kişiye tanırsınız. Ancak kişinin burada öyle bir niyeti olmamasına rağmen kanundan dolayı bunu uygun bir bedel karşılığı tanımak zorundadır. Yasal irtifak hakkı kurma yükümü; mecra geçirme hakkı, zorunlu geçit hakkı ve zorunlu su hakkı olarak karşımıza çıkmaktadır. Mecra geçirme, bir taşınmaz malikinin arazisinden mecra geçirilmesine katlanma yükümü ve buna ilişkin irtifak hakkı kurma yükümünün ne zaman söz konusu olacağını 744. madde söylemektedir. Yani bir taşınmaz maliki belli şartlar altında kendi arazisinden bir mecranın geçirilmesine katlanma yükümü altında ve bu mecranın geçirilmesi için de tabi ki bir irtifak hakkı kurmakla yükümlü ise bunu 744. madde düzenlemektedir.

4. Diğer Kısıtlamalar:

MADDE 740.- Komşunun arazisine taşarak zarar veren dal ve kökler, onun istemi üzerine uygun bir süre içinde kaldırılmazsa, komşu bu dal ve kökleri kesip kendi mülkiyetine geçirebilir.

Ekilmiş veya üzerine yapı yapılmış arazisine dalların taşmasına katlanan komşu, bu dallarda yetişen meyvaları toplama hakkına sahip olur.

Komşu ormanlar hakkında bu hükümler uygulanmaz.

  • Ağaç, dal ve köklerinin taşınmaza taşmasına katlanma yükümü:

Taşma nedeniyle zarara uğramayacaksa bu hüküm düzenlemiş. Zarara uğrayacaksa zaten onları kesip kendi mülkiyetine geçirirdi. Bunların taşması bakımından herhangi bir zarar yoksa, katlanma yükümü ortaya çıkmaktadır.

  • Doğal olarak akan sulara katlanma yükümü:
MADDE 742.- Taşınmaz maliki, üst taraftaki araziden kendi arazisine doğal olarak akan suların ve özellikle yağmur, kar ve tutulmamış kaynak sularının akışına katlanmak zorundadır.

Komşulardan hiçbiri bu suların akışını diğerinin zararına değiştiremez.

Üstteki arazi maliki, alt taraftaki taşınmaza gerekli olan suyu, ancak kendi taşınmazı için zorunlu olduğu ölçüde tutabilir.

Burada, ağaç ve dal köklerinden farklı olarak arazi zarar görse bile katlanma yükümü vardır. Duvar, set çekme, suyun akışını değiştirme gibi hareketler yapılmamalıdır. Eğer yapılırsa 730. Maddeye göre sorumluluk meydana gelir ve yapılan unsurlar yıkılır.

 

  • Komşuluk hukuku için gerekli işlere ve bunların giderilmesine katlanma yükümü:
MADDE 750.- Her taşınmaz maliki, komşuluk hukukundan doğan yetkilerin kullanılması için gerekli işlere ve bunların giderlerine, kendi yararlanması oranında katılmakla yükümlüdür.

Mesela geçit irtifakı nedeniyle yapılan bir yoldan yüklü taşınmaz maliki de faydalanıyorsa yararlandığı oranda masrafa katılacaktır. 721’de sözü edilen durumlar da yararlanma yükümüne örnek gösterilebilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir