1. Cebir, Şiddet, Tehdit:

Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı maddi bir zorlama sonucu suç işlemek mecburiyetinde bırakılan kişinin içinde bulunduğu duruma cebir (şiddet) denilir. Kendisinin bilerek sebebiyet vermediği ve başka türlü karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı, halen var olan ağır ve muhakkak bir zarardan kendisini veya başkasını korumak amacıyla bir suç işleyen kişinin içinde bulunduğu duruma korkutma (ikrah) denilir. Kendisinin bilerek sebebiyet vermediği ve başka türlü karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı, halen var olmayıp ileride meydana gelebilecek ağır ve muhakkak bir zarardan kendisini veya başkasını korumak amacıyla bir suç işleyen kişinin içinde bulunduğu duruma tehdit denilir. Cebir, ikrah ve tehdit durumunda, işlenen suç ile korunan yarar arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Aksi halde, fail cezadan kurtulamaz.

2. Haksız Tahrik:

Haksız tahrik, bir haksız fiilin oluşturduğu dışarıdan gelen bir etkiyle kişiyi kızgınlık ve üzüntü etkisi altında suç işlemeye yönelten sebeptir. Ancak fail kendi haksız eylemiyle olaya sebep olmuşsa haksız tahrikin varlığından söz edilemez. Haksız eylemle daha sonra işlenen suç arasında mutlaka bir nedensellik ilişkisi bulunmalıdır. Aradan zaman geçmesi önemli değildir. Önemli olan etkinin devam ediyor olmasıdır.

3. Hata:

Ceza hukukunda hata iki şekilde olabilir: hukuki hata, fiili hata.

Fiili hata, suçun unsurlarında yanılmadır. Hukuki hata ise, hukuku bilmeme ya da bir normun varlığında veya normun yorumlanmasında hatadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir