1.Fiili Egemenlik

Fiili egemenliğin tespiti eşya ile kişi arasındaki bağdır. Bu bağ ceketle kişi arasındaki gibi bazen çok sıkı iken bazen park halindeki otomobille kişinin arasında olduğu gibi gevşek bir bağdır. Yakınlığın derecesini eşyanın niteliğine göre, hayatın olağan akışına göre, iş ilişkilerindeki anlayışa göre tespit ediyoruz. Para, elbise gibi şeylerin nitelikleri gereği genel olarak zilyetlerin hakimiyeti altında olmalarını bekleriz. Zilyetlerin kullanması için, yararlanması için az çok çevrelerinde olması gerekir. Bununla birlikte otomobil, yat daha uzaktadır ama yine de ondan yararlanmak, kullanmak ihtimali olduğu sürece zilyetliğinin var olduğunu kabul ediyoruz. Hatta bazen eşyalar bulunması gereken yerde değilse örneğin sokakta yüzük gördük. Kişi zilyetliği kaybetmiştir çünkü mutat bir yerde değil evin içinde değil sokakta görüyorsunuz yüzüğü. O kişiler haklarını kaybetmiş değiller sadece zilyetliği ortadan kalkmış sayılıyor. Bir inşaatın önündeki inşaat malzemesi hayat tecrübelerine göre inşaata aittir, çitle çevrili arsa, kapısı kilitli ev üzerinde zilyetlik vardır.

Ayrıca fiili egemenliğin doğrudan kullanılması da şart değildir. Bir başkası aracılığıyla da fiili egemenliği kullanıyorsanız, o eşya üzerinde zilyetlik sahibi oluyorsunuz. Örneğin eşyanın kiraya verilmesi. Artık o eşya üzerinde hem kiracınız hem siz zilyetsiniz. Birden fazla kişinin bir eşya üzerinde zilyetliğinden bahsediyoruz. Her ikisi de zilyet. Neden? Çünkü siz kiracı aracılığıyla o eşyanın üzerinde zilyetsiniz. Ama kiracı gün olur bu benim eşyam derse artık zilyetliği kaybedersiniz. Artık asli zilyet ilan etmiştir kendini o eşya üzerinde. Aranızdaki kira, ödünç gibi ilişkiler varlığını sürdürdüğü sürece elinde eşyayı tutan kişiler buna bağlı kaldığı sürece, sizin zilyetliğiniz o eşya üzerinde devam etmektedir. Demek ki fiili egemenliğin doğrudan kullanılması şart değil. Bir başka kişinin kullanımına, yönetimine bıraktığı eşya ile hiçbir maddi yakınlığı olmasa bile o kişi zilyet kalmaya devam ediyor. Kiraya verilen bina, ödünç verilen kitap, şoför aracılığıyla işletilen otomobil. Bu durumlarda eşya üzerinde birden fazla kişinin zilyetliği var.

Fiili egemenliğin eşya üzerinde az çok süreklilik arz etmesi gerekiyor. Eşyanın türüne göre, iş ilişkilerindeki anlayışa göre bakmak gerek az çok sürekliliğin ne demek olduğunu anlamak için. Mesela mağazada elinize kitap aldınız, inceliyorsunuz o anda zilyet olmadınız kitap üzerinde. Az çok süreklilik arz etmesi gerekiyor.

Bir eşya üzerinde bir kere zilyet olduktan sonra geçici süreyle fiili hakimiyeti kullanamamanız zilyetliği kaybettirmez. Bir eşya üzerinde bir kere zilyet olduktan sonra geçici kullanmama durumu zilyetliği ortadan kaldırmaz. Paltoyu aldınız askıya astınız. Geçici süreyle fiili hakimiyeti kaybetmiş durumdasınız ama hala zilyetsiniz, birazdan giyeceksiniz. Otomobilimi park yerine bıraktım şu anda geçici olarak fiili hakimiyetim yok akşam sürüp gideceğim fiili hakimiyetim tekrar olacak. Sonuçta geçici bir süreyle eşyadan uzaklaşmış olmanız zilyetliği ortadan kaldırmaz ama mesela paltonuzu biri alıp gitti. Zilyetlik bu durumda geçici kaybolmadı sürekli kayboldu. Bir başka durumda örneğin, park yerinde arabayı birisi çaldı götürdü ise zilyetliği kaybedersiniz. Ama belediye çekse geçici kayıptır.    Bir eşya üzerinde bir kere zilyet olduktan sonra geçici süreyle fiili hakimiyeti kaybetmeniz zilyetliği ortadan kaldırmıyor ancak kesin olarak fiili hakimiyeti kaybetmeniz zilyetliğinizi ortadan kaldırıyor. Paltoda örneğin artık zilyetlik çalan kişiye geçiyor. Ama hala hak sahibi benim. Hak sahipliği ile zilyetlik tamamen birbirinden farklı şeyler.

Fiili hakimiyetin istisnası Medeni Kanun 599. Madde. Mirasçılar, mirasın açılması ile terekedeki tüm mallara kanundan dolayı zilyet olurlar diyor. Mirasın açılması ne zaman olur? Ölümle olur. Dolayısıyla ölüm anında miras açılıyor ve bu anda bütün kanuni mirasçılar terekedeki tüm mallara kanundan dolayı zilyet oluyorlar. Görüldüğü gibi fiili hakimiyet yok. Hatta ikinci unsurda da bahsedilecek iradelerine de gerek yok. Böyle bir maldan haberleri olması, ölümden haberleri olması gerekmiyor. Tabi bunların kanuni mirasçılar olduğunu atanmış mirasçılar olmadığını söylemek gerek.

2.Zilyetlik İradesi

Eşyaya hakim olma isteği. Kişinin eşya üzerinde iddia ettiği hakka uygun olarak davranışta bulunmasıdır. Zilyetlik iradesi eşyaya malik olma iradesi değildir. Eşyayı fiili hakimiyeti altında bulundurma iradesidir. İrade fiili egemenliğin sağlandığı anda olmalıdır. Ancak bazen fiili egemenliğin öncesinde bazen de fiili egemenliğin sonrasında irade oluşabilir.

Fiili egemenlik kurulmadan önce nasıl irade ortaya konabilir?

Fiili egemenliğin kurulmasına elverişli durumların önceden bilerek yaratılması halinde iradenizi beyan etmiş olursunuz. Kapıya posta kutusu koydunuz içine de mektup, gazete atıldı. Posta kutusunu koyarak zilyetlik iradenizin olduğunu belirttiğinizden gazete, mektup konulduğu an zilyet olmuş olursunuz. Mektup, gazete konmuş bunu içeri alayım demenize gerek yok zaten posta kutusunu koyarak zilyetlik iradenizi belirtmiş oldunuz; içine mektup, gazete konulduğu anda yani fiili egemenliği kazandığınız anda zilyetliği kazanmış olursunuz. . Denize ağ atan balıkçı, denize ağ attı içine girecek deniz canlıları, balıklar vb üzerinde zilyetlik iradesi önceden ortaya konmuş. Para atılarak çalıştırılan makinede de, dışarıya konulan makine firmanın zilyetlik iradesini ortaya koymuştur. İçine para attığınız anda adam zilyet, illa görevlinin gelip paraları toplamasına gerek yok. O paralar oraya atıldığı anda onlar üzerinde zilyetliğe sahiptir firma.

İradesini önceden belli eden kişi sözü edilen araçların içine o araçların ekonomik özgüleme amaçlarına uygun olarak atılan şeyler üzerinde zilyet olur. Örnek, posta kutusuna bomba düzeneği yerleştirildi. Zaten adam posta kutusunu koymuştu, iradesini belli etti bomba içeri konulduktan sonra artık onun zilyetliğinde denemez çünkü onun özgüleme amacına uygun değildir. Ama alıp da fiili hakimiyetine soktuysa artık o andan itibaren zilyet olabilir yoksa posta kutusunu atıldığı anda özgüleme amacıyla uyumlu olmadığı için zilyet olmaz. İradeyi önceden göstermiş saymıyoruz kurala dönüp fiili hakimiyeti girmiş, posta kutusuna da bakıp tamam istediğim şey konmuş diyerek iradeyi de gösterirse o anda zilyet olur.

Örnek: Posta kutusuna çiçek bırakılmış. Çiçeğin bırakıldığı anda zilyet değil kişi. Ama gördü çiçekleri beğendi o anda zilyet. Çiçeği görmek istemedi çöpe attı, hiç zilyet olmadı. Özgüleme amacı dışında bir şey konmuşsa o araçların içine o anda bunların üzerinde zilyet olmuyor. İradesini sonradan göstermesini arıyoruz böyle durumlarda, görüp muhafaza ederse yani iradesinin oluştuğu söylenir ve bu andan itibaren zilyet sayılır. Fiili egemenli kurulduktan sonra irade böyle gösterilebilir. Çiçek kondu aldınız fiili egemenlik kuruldu ondan sonra da iradenizi oluşturdunuz.

Bir kişi kitaplığında bulunan kitabın varlığını hatırlamasa bile veya evinin bir yerinde unuttuğu eşyada,  farazi irade nedeniyle onların üzerinde zilyet sayılır.

Bir kişin iradesi olması için ne gerekir? Bir kişinin ehliyetinin tam olması için ne gerekirdi? Ayırt etme gücü. Zilyetlik iradesinin varlığı için ayırt etme gücü aranmakta. Bir kişi tam ehliyetli olmasa bile ayırt etme gücü olabiliyor. Sınırlı ehliyetsizlerin, sınırlı ehliyetlilerin ve tam ehliyetlilerin zilyetlik iradesi var. Sadece tam ehliyetsizlerde ayırt etme gücü yok. Tam ehliyetsizlerin farazi iradeden yola çıkarak bir şeyler üzerinde zilyet olabilecekleri kabul ediliyor. Hal ve şartlar gerektirirse, ayırt etme gücü olmayanların dahi farazi iradeden hareketle zilyet olabiliyor. Bir görüş de farazi iradeyi boş verin deyip kanuni temsilcinin taşıdığı zilyetlik iradesi zaten ayırt etme gücüne sahip olmayan kişiyi zilyet yapmak için yeterlidir. Kanuni temsilcisinin zaten o eşya üzerinde zilyetlik iradesi varsa bu ayırt etme gücü olmayan kişinin de zilyetliğini sağlar deniliyor.

Zilyetlik iradesinin varlığı ya da yokluğu uyuşmazlık konusu olursa karine nereden çıkacak? Fiili hakimiyet iradeye karine sayılır yani bir eşya üzerinde fiili hakimiyetiniz varsa iradeniz de vardır. Bunun aksi iddia ediliyorsa, haberim olmadan konmuş uyuşturucu deniyorsa zilyetlik iradenizin olmadığını kanıtlamaya çalışacaksınız.

Miras hukukuyla ilgili TMK m.599 burada da geçerli. Ölüm anında terekedeki bütün mallar üzerinde yasal mirasçıların haberi olmasa bile zilyetlikleri kurulmuş oluyor. Fiili hakimiyet için söylenen istisna burada da geçerli.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir